1. Haberler
  2. Haber
  3. Yazarlar
  4. ONLAR ERDİ MURADINA BİZ ÇIKALIM KEREVETİNE

ONLAR ERDİ MURADINA BİZ ÇIKALIM KEREVETİNE

featured
0
Paylaş

Evlilik bir uzlaşma sanatı derler. Kadın, erkek bir iletişim kurunca bir yola girer. Aileler tanış olur. Geleneklere göre kız isteme, nişan ve nikah, düğün… Bazen yorucu olur. Hele kız evi ile oğlan evi arası 500 km. olursa… Ama iki gönül bir olursa, bunlar yorucu değil mutlu yaşam günler olur.
Küçük oğlumuz Umut Haydar ile Sinem 10 yıl önce evlendi. Hem de ta Karadeniz Alaplı/Zonguldak’tan… Gittik, geldik. Evlilik uzlaşısı devam ediyor. Bir de torun var. Vallahi babasına benziyor. Çocukluğu neyse aynısı…
Büyük oğlum sırasını ona vermişti.
“Ben evlenmeyeceğim.” diyordu. Bir baktık bir kız karşısına çıkıverdi. Elektrikler gitti, geldi. Bir baktık aralarında bir nişan, bizim deyimiz ile yasannı oldular. Sonra aileler tanış oldu. Kayseri Erciyes yollarında gidip geldik. Kız isteme, nişan ve günü gelince Talas Belediyesi Tablakaya Nikah Salonunda akitler imzalandı. Şimdi evlilik yolunda adım, adım gidiyorlar.
Nikah işlemi bahçede yapıldı. Bahçe içinde akordeon çalmaya başlayınca, bir kadın, bir erkek geleneksel oyunları Şamil’i oynamaya başladılar. Genç, yaşlı sıradan çıktılar, oynadılar. Coşku coşku el çırparak tempo tuttular. Sosyal medyada 9000 kişi izleyerek sevince ortak oldular.
1860 yılında Rusya baskısı sonrası Kayseri Pınarbaşı’ya gelen Çerkez aileler. Geleneklerine sıkı sıkı sarılmışlar. Geldiklerinde Avşarlar ile kavga etmişler. Bir bakmışlar, onlarda insan, onlarda öteki. Dost olup barış içinde yaşamaya devam etmişler.
Birlikte olmak, birlikte sevinmek, birlikte oyun kurmak… Bir Çerkez Kız bir Tahtacı oğlanla tanış oluyor, yola giriyor. Sevgi her şeyden öteye, ırk, din, mezhep ayrılığını bir kenara itiyorlar.
İşte insan sevgisi, doğa sevgisi… İki gencin ortak payda sevgisi var. Doğada yaşamak. Çadırda, kamp yerinde mutlu olmak. Yürümek, yürümek. Sonra yorulunca sevgi ile bakmak.
Kayseri’de başlayan coşku bir gün sonra Silifke’de Taşkonak’ta devam etti. Silifke’den dostlar geldi. Çoğu doğa gezginleri, Sekalı dostlar. Oğlumuzun arkadaşları ve Kayseri’den gelen konuklar. Daha doğrusu kız evi.
Birlikte Silifke kaşık oyunları, mengi derken, Şamil oyunu coşku selini göklere çıkardı. Oynadılar, birlikte fotoğraf kareleri oluştu. Sonra şaka zamanı geldi. Damat kendini havuzun içinde buluverdi. Eh havuz başında olunca, yeni şaka gelenekleri ortaya çıkıveriyor.
İki aile yoruldu. Ama gençler mutlu olunca onlar bunu unuttu bile. Dostluk eli birleşti. İki aile artık hısım oldu. Zaman zaman telefonun ucunda, zaman zaman dağlar aşılarak bir arada olunacak.
Ne diyelim onlar erdi muradına, biz çıkalım kerevetine. Mutluluk onların hakkı. Musmutlu olsunlar. Bize de kıyıdan köşeden sevinç ile bakmak kalır.

Not: Fotoğrafları ile Aytaç Kurt katkı sundu. Emeklerine sağlık.

ONLAR ERDİ MURADINA BİZ ÇIKALIM KEREVETİNE
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir